Etkinliklerin Geri Bildirimleri

2026 Yılı
Fikrini Destekle: Proje Hazırlama ve Başvuru Süreçleri Sempozyumu - 13.03.2026

Fikrini Destekle: Proje Hazırlama ve Başvuru Süreçleri Sempozyumu sonrasında etkinliğe katılmış olan 30 katılımcıya, etkinliğe ilişkin görüşlerini değerlendirmek amacıyla bir anket uygulanmıştır. Anket toplam 14 katılımcı (%46,7) tarafından yanıtlanmış olup elde edilen veriler tematik başlıklar çerçevesinde analiz edilmiştir. Anket bulguları yalnızca nicel sonuçları değil, aynı zamanda katılımcıların etkinliğe ilişkin algılarını ve değerlendirmelerini de ortaya koyacak şekilde yorumlanarak aşağıda sunulmuştur.

Anket sonuçlarına göre katılımcıların akademik statüleri incelendiğinde grubun önemli bir bölümünün akademik çevreden oluştuğu görülmektedir. Katılımcıların %50’si profesör, %21,4’ü doçent, %14,3’ü lisans öğrencisi ve %7,1’i araştırma görevlisi statüsündedir. Bu dağılım, sempozyumun farklı akademik düzeylerden katılımcılara ulaşabildiğini ve özellikle akademik kariyerinin erken aşamasındaki araştırmacılar açısından ilgi çekici bir içerik sunduğunu göstermektedir. Katılımcıların akademik statülerine ilişkin yüzdelik dağılımlar Şekil 1’de sunulmuştur.


Şekil 1. Katılımcıların akademik statülerinin yüzdesel dağılımı.

Katılımcıların proje deneyimleri değerlendirildiğinde %78,6’sının daha önce ulusal veya uluslararası herhangi bir araştırma projesinde yer almadığı, %21,4’ünün ise proje deneyimine sahip olduğu görülmektedir. Bu bulgu, etkinliğin özellikle proje hazırlama ve başvuru süreçleri konusunda deneyimi sınırlı olan araştırmacılar için önemli bir bilgi ve farkındalık kaynağı olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla sempozyumun yalnızca deneyimli araştırmacılar için değil, aynı zamanda akademik kariyerinin başlangıç aşamasında olan bireyler için de yol gösterici bir işlev gördüğü değerlendirilmektedir.

Fon başvurularına ilişkin sonuçlar incelendiğinde katılımcıların farklı fon kaynakları konusunda çeşitli deneyimlere sahip olduğu görülmektedir. Katılımcıların %71,4’ü daha önce BAP projelerine, %42,9’u TÜBİTAK projelerine, %35,7’si Avrupa Birliği projelerine ve %35,7’si diğer uluslararası fon kaynaklarına başvuruda bulunduğunu belirtmiştir. Bununla birlikte katılımcıların %21,4’ünün daha önce herhangi bir fon başvurusu yapmamış olması, akademik topluluk içinde proje yazımı ve fon kaynaklarına erişim konusunda hâlen geliştirilmesi gereken bir potansiyelin bulunduğunu göstermektedir. Etkinlik sonrasında gerçekleştirilen değerlendirmede ise katılımcıların %92,9’unun sempozyum sayesinde yeni fon kaynakları hakkında bilgi edindiğini belirtmesi, sempozyumun bu alandaki farkındalık ve bilgilendirme işlevini güçlü biçimde ortaya koymaktadır. Bu bağlamda sempozyumun, katılımcıların proje hazırlama süreçlerine yönelik farkındalıklarını artıran ve onları proje üretimine teşvik eden bir platform oluşturduğu söylenebilir. Soruya ilişkin sonuçlar Şekil 2’de sunulmuştur.


Şekil 2. Katılımcıların daha önce başvurmuş oldukları fon kaynakları

Etkinliğin program süresi ve akışı incelendiğinde katılımcıların büyük çoğunluğu program süresini yeterli bulduğunu bildirmiştir. Katılımcıların %92,9’u program süresinin uygun olduğunu, %7,1’i ise etkinliğin daha uzun sürebileceğini ifade etmiştir.

Etkinlik kapsamında proje hazırlama ve fon başvuru süreçlerine ilişkin farklı alt başlıklar ele alınmıştır. Katılımcılara oturumlar arasında akademik açıdan en faydalı buldukları içerikler sorulduğunda katılımcıların önemli bir kısmı (%57,1) tüm oturumların benzer düzeyde faydalı olduğunu ifade etmiştir. Bu durum, etkinlik programının bütüncül bir şekilde planlandığını ve farklı başlıkların katılımcılar açısından tamamlayıcı bir rol oynadığını göstermektedir.

Bununla birlikte “Uluslararası Fon Kaynakları” başlıklı oturum %21,4 oranıyla en fazla faydalı bulunan oturum olarak öne çıkmıştır. Ayrıca TÜBİTAK ARDEB başvuru süreçleri ve YDÜ-BAP proje başvuru süreci başlıklı oturumlar da katılımcılar tarafından önemli ve faydalı bulunan içerikler arasında yer almıştır.

Sempozyumun proje başvurusu yapma motivasyonuna etkisi incelendiğinde katılımcıların %92,9’unun motivasyonlarının arttığını ifade ettiği görülmektedir. Benzer şekilde katılımcıların %92,9’u etkinlik sayesinde yeni fon kaynakları hakkında bilgi edindiklerini belirtmiştir. Bu bulgular sempozyumun yalnızca bilgilendirici bir etkinlik olmanın ötesinde katılımcıların akademik üretkenliğini teşvik eden ve proje geliştirme konusunda motivasyon sağlayan bir işlev gördüğünü göstermektedir.

Katılımcıların sempozyumun akademik katkısına ilişkin değerlendirmeleri oldukça olumlu bir tablo ortaya koymaktadır. Katılımcıların tamamı (%100) sempozyumun genel içeriğinin akademik açıdan faydalı olduğunu belirtmiştir. Benzer şekilde katılımcıların tamamı etkinliğin proje yazımı ve başvuru süreçleri hakkında yeni bilgiler edinmelerini sağladığını ifade etmiştir. Sunumların anlaşılabilirliği ve içeriklerin akademik ihtiyaçlara uygunluğu açısından yapılan değerlendirmelerde de tüm katılımcıların (%100) olumlu görüş bildirdiği görülmektedir. Bu durum, etkinliğin içerik planlamasının katılımcıların beklenti ve ihtiyaçları doğrultusunda şekillendirildiğini ve sunumların akademik düzey açısından uygun bir yapı sergilediğini göstermektedir. Etkinlik sonunda gerçekleştirilen tartışma ve soru-cevap bölümünün katılımcılar açısından oldukça faydalı olduğu bildirilmiştir. Katılımcıların tamamı (%100) bu bölümün yararlı olduğunu ifade etmiştir. Bu bulgu, etkinlikte katılımcı etkileşiminin güçlü olduğunu ve bilgi aktarımının yalnızca tek yönlü bir sunum formatında kalmayıp karşılıklı etkileşim yoluyla da desteklendiğini göstermektedir. Ayrıca katılımcıların tamamı benzer etkinliklerin yeniden düzenlenmesini istediklerini belirtmiş olup bu durum etkinliğin akademik topluluk tarafından olumlu karşılandığını ortaya koymaktadır.

Etkinlikten genel memnuniyet düzeyi değerlendirildiğinde katılımcıların %50’si memnuniyet düzeyini “yüksek”, %35,7’si “çok yüksek” ve %7,1’i ise “orta” olarak belirtmiştir. Bu sonuçlar katılımcıların büyük çoğunluğunun etkinliği olumlu değerlendirdiğini ve sempozyumun genel olarak beklentileri karşılayan bir organizasyon olduğunu göstermektedir.
Etkinliklerin hangi sıklıkla yapılması gerektiği sorusuna verilen yanıtlar incelendiğinde katılımcıların %42,9’unun bu tür etkinliklerin yılda iki kez düzenlenmesini uygun gördüğü, %35,7’sinin her dönem yapılabileceğini düşündüğü ve %21,4’ünün yılda bir kez yapılmasının yeterli olacağını ifade ettiği görülmektedir (Şekil 3.). Bu bulgular katılımcıların proje yazımı ve fon kaynakları konularında düzenli bilgi paylaşımına ihtiyaç duyduğunu göstermektedir.


Şekil 3. Katılımcıların “Bu tür etkinlikler sizce hangi sıklıkla düzenlenmelidir?” sorusuna verdikleri yanıtların dağılımı

Katılımcıların açık uçlu yanıtları incelendiğinde etkinliğin en faydalı yönleri arasında güncel bilgi paylaşımı, farklı fon kaynaklarının tanıtılması, deneyim aktarımı ve katılımcıların soru sorabilmesine olanak sağlayan samimi bir ortamın oluşturulması gibi unsurların öne çıktığı görülmektedir. Ayrıca bazı katılımcılar etkinliğin araştırma ufkunu genişleten ve yeni proje fikirlerinin oluşmasına katkı sağlayan bir platform sunduğunu ifade etmiştir.

Bununla birlikte etkinliğin geliştirilmesine yönelik bazı öneriler de dile getirilmiştir. Bu öneriler arasında etkinliğin daha erken duyurulması, uygulamaya yönelik örneklerin artırılması, sunumların daha takip edilebilir hale getirilmesi ve farklı disiplinlerden proje deneyimlerinin paylaşılması gibi öneriler yer almaktadır. Bu geri bildirimler, gelecekte düzenlenecek benzer etkinliklerin içerik ve organizasyon açısından daha da güçlendirilmesine katkı sağlayabilecek niteliktedir.

Genel olarak değerlendirildiğinde sempozyumun akademik açıdan faydalı, bilgilendirici ve motivasyon artırıcı bir etkinlik olduğu görülmektedir. Katılımcıların büyük çoğunluğunun proje deneyiminin sınırlı olduğu dikkate alındığında, etkinliğin özellikle proje yazımı, fon kaynaklarına erişim ve akademik işbirlikleri konularında önemli bir farkındalık oluşturduğu söylenebilir.

Ayrıca etkinliğin içerik yapısı, sunumların anlaşılabilirliği ve tartışma ortamı katılımcılar tarafından olumlu değerlendirilmiş; benzer etkinliklerin gelecekte de düzenlenmesi yönünde güçlü bir talep ortaya çıkmıştır.

2025 Yılı
Fikrî Mülkiyet Farkındalık Toplantısı Etkinlik Değerlendirme Raporu - 27.10.2025

27.10.2025 tarihinde, DESAM Araştırma Enstitüsü & NERITA iş birliğiyle SKA 4,8 ve 9 kapsamında, YDÜ Hastane 101 No’lu Derslikte düzenlenen Fikrî Mülkiyet Farkındalık Toplantısı’na ilişkin değerlendirme anketi sonuçları aşağıda sunulmaktadır.

Toplantı sonunda toplantıya katılmış olan 33 katılımcıya toplam 8 soru yöneltilmiş olup, 11 katılımcı anketi yanıtlamıştır. Anketi cevaplayan katılımcıların %90,9’u akademisyenlerden, %9,1’i ise diğer katılımcılardan (öğrenci/araştırmacı/akademisyen olmayan) oluşmaktadır.

Katılımcıların %72,7’si toplantının genel içeriğini çok faydalı, %27,3’ü ise faydalı olarak değerlendirmiştir. Toplantı süresi ve program akışı, katılımcıların %90,9’u tarafından uygun bulunurken, %9,1’i toplantı konusunun daha kısa sürede aktarılabileceğini ifade etmiştir. Katılımcıların tamamı, toplantı kapsamında ele alınan konuların araştırma çıktılarına ve patent süreçlerine katkı sağlayacağını belirtmiştir.

Değerlendirme anketi sonuçlarına göre, katılımcıların %63,6’sı, toplantı sonrasında elinde patent adayı olabilecek bir ürün veya fikir bulunduğunu, %36,4’ü ise şu aşamada böyle bir ürün veya fikre sahip olmadığını ifade etmiştir. Katılımcıların bu ürün veya fikirle patent başvurusu yapma niyetleri değerlendirildiğinde, %72,7’sinin patent başvurusu yapmayı planladığı görülmüştür.

Katılımcıların tamamı, benzer bir Fikrî Mülkiyet Farkındalık Toplantısı’nın yeniden düzenlenmesi gerektiği yönünde görüş bildirmiştir. Gelecekte gerçekleştirilecek benzer etkinliklerde ele alınması istenen konular incelendiğinde, özellikle patent ve faydalı model başvuru süreçlerine ilişkin uygulamalı ve detaylı içeriklere ağırlık verilmesi talep edilmiştir. Bu kapsamda; kurumsal ve bireysel başvuru süreçleri, başvuru aşamaları, veri kaydı ve örnek vakalar üzerinden süreçlerin ayrıntılı biçimde açıklanması katılımcılar tarafından en sık dile getirilen başlıklar arasında yer almıştır. Ayrıca, patent başvurusunun nasıl gerçekleştirileceğine ilişkin yönlendirici ve pratik bilgilere duyulan ihtiyaç açıkça ifade edilmiştir.

Anket Sonuçlarının İstatistiksel Bulguları: